Bir psikolog olarak size şu sırrı verebilirim: Eşinizle, dostunuzla veya sevgilinizle ettiğiniz o büyük kavgaların sebebi, neredeyse hiçbir zaman o anki konu değildir.
Tezgaha bırakılan bir bardak veya unutulan bir mesaj yüzünden bir anda dünyaları yakarız...
Merhaba! "Anlat Dinliyorum" platformunun kurucusu ve bir psikolog olarak, insan ilişkilerinin o en karmaşık anlarına sık sık tanıklık ediyorum. Hemen hepimizin hayatında şu sahne yaşanmıştır: Bir tartışma koptuğunda taraflardan biri dünyayı yakacak kadar bağırıp çağırırken, diğeri inanılmaz bir sakinlikte kalır (veya buz gibi bir sessizliğe bürünür)...
Merhaba! Ben bir psikolog ve "Anlat Dinliyorum" platformunun kurucusu olarak, her gün birbirinden farklı yüzlerce hikayeye tanıklık ediyorum. Hepimizin ortak bir derdi var: "Çok yorgunum ama hayatımı değiştirecek o devasa enerjiyi bulamıyorum...
Bir ilişkide faturaları yarı yarıya ödüyor, ev işlerini kağıt üzerinde eşit paylaşıyor olsanız bile, içten içe kendinizi partnerinizden çok daha yorgun hissediyor olabilirsiniz. Bu eşitsizliğin kaynağı genellikle kimin daha çok bulaşık yıkadığı değil; o bulaşıkların yıkanması gerektiğini kimin fark ettiği, kimin hatırlattığı ve kimin organize ettiğidir...
Bazen günün sonunda koltuğa yığıldığımızda, omuzlarımızda dünyaları taşımışız gibi hissederiz. Oysa bütün gün belki de sadece evdeydik ya da masa başındaydık...
Şiddet denildiğinde aklımıza genellikle fiziksel yara izleri, morluklar veya gözyaşları gelir. Oysa şiddetin en derin, en kalıcı ve en görünmez izleri cildimizde değil; beynimizin kıvrımlarında ve sinir sistemimizin derinliklerinde saklıdır...