SON GÜN OLSUN
-
- Psikolog Ezgi Özer
- 13 Mayıs 2023
Erken kalktım bugün biraz düşündüm, son geçen üç seneyi…
Pandemisinden, maden kazasına, Elazığ depreminden İzmir depremine ve son felaketimiz 11 şehrin yerle bir olduğu deprem. Sadece bir deprem değildi bu, binlerce insanı kaybettik… Kelimelerin böyle kolay döküldüğünü sanmayın. Aç, susuz yardımsız geçen bir haftayı hiç böyle dinleyemezdiniz. Enkaz altındaki seslerin kulaklardan hiç çıkmayışı, kocaman bir düzensizlik ve umursamazlıkla karşı karşıya kaldığımız son 3 sene. Biz insanlar unutmaya meyilliyiz bir şekilde hayatımıza devam etmek için bir kenara atmaya çalışıyoruz. Annesini babasını, kardeşlerini kaybetti insanlar; evlerini, anılarını ve sahip oldukları konforlu konforsuz fark etmez alıştıkları hayatı kaybettiler… Bir şekilde iyileşecektik, iyileşmeye çalıştık; ne kadar güçlenebiliyorsak, güçlendirebiliyorsak dayanışmayla sarıldık birbirimize… Fakat yetmez! Bir ülkenin halkı umutsuzluğa sürüklenmemeli, hayatına son verecek noktaya getirilmemeli… Bireysel değil kolektif bir travma yaşıyoruz. Ötekileştirilen bir sistemin içindeyiz ve bu bizi çürütüyor. Artık çürümek değil, yeşermek istiyoruz. Temel ihtiyaçlarımızı karşılamak lüks olmamalı, her gün ölecek miyiz diye düşünerek uyanmamalıyız, geleceğe dair umut beslemek varken sürekli karamsarlığa sürüklenmekten yorulmadınız mı? Eleştirmek temel hakkımız iken gözaltına alınmaktan, terörist ilan edilmekten yorulmadınız mı? Hayvanların ve doğanın göz göre göre katledilmesinden yorulmadınız mı? Kadınların tacize, tecavüze uğramasına olanak sağlayan failleri cezalandırmayan bir hükümet tarafından yönetilmekten yorulmadınız mı? Arkadaşlarınızla dışarı çıkıp bir kahve içememekten yorulmadınız mı? Geçinemiyoruz, barınamıyoruz derken abartmıyoruz. Nitelikli niteliksiz her işçi asgari ücretle çalışıyor ve ev fiyatları uçmuş durumda maaşımız kadar kira ödüyoruz, peki biz ne yiyip ne içiyoruz? Saraylarında yaşayanları daha da zengin ettiğimiz son gün bu gün… Göz yaşlarımızın umutsuzlukla aktığı son gün… Hatay’da su yok diye ağladığımız son gün… Öldürülmek istemiyoruz diye ağladığımız son gün… Gazetecilerin, eylem hakkını kullanan insanların hakkını aramak için çırpındığımız son gün… Eğitimin cemaatlere temsil edildiği son gün… 9 yaşında olan çocukların evlenebileceğini beyan eden kişilerin televizyonlara çıkarıldığı son gün… Kız mıdır kadın mıdır nedir bilmem diyen kişinin yüzümüze bakabildiği son gün… İmar yapılmayacak yerlere imar açanların, binlerce insanın ölümüne sebebiyet veren kişilerin dışarda rahatça gezebildiği son gün… YARIN UMUDU KUŞAKLIYORUZ, HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK…